Academy

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile OECD Arasında Stratejik Ortaklık Başlatıldı

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile OECD, iklim taahhütlerinin somut politikalara, yatırımlara ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye dönüştürülmesini hızlandırmak amacıyla stratejik ortaklık başlattı. İş birliği; uygulama, temiz enerji, yeşil sanayileşme, sıfır atık ve bütünleşik iklim politikalarına odaklanacak.

Korkimya Academy · 20 Eylül 2026

Türkiye ve OECD’den COP31 İçin Stratejik İklim Ortaklığı
Resmi kurum
OECD / Türkiye COP31 Başkanlığı
Yayımlanma tarihi
17 Eylül 2026
Son kontrol
20 Eylül 2026
Etkilenen sektörler
Kimya, Enerji, Sanayi, Finans, Atık Yönetimi, Döngüsel Ekonomi, Sürdürülebilirlik

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile OECD Arasında Stratejik Ortaklık

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel iklim hedeflerinin somut ekonomik politikalara, uygulanabilir projelere ve yatırımlara dönüştürülmesini hızlandırmak amacıyla Stratejik Ortaklık başlattı.

17 Eylül 2026 tarihinde duyurulan iş birliği kapsamında OECD; ekonomik analiz, veri, politika önerileri ve uluslararası karşılaştırmalardaki uzmanlığıyla COP31 Eylem Gündemi’nin öncelikli alanlarına katkı sağlayacak. Finansman, yatırım, ticaret, vergilendirme, inovasyon ve sanayi politikalarının iklim hedefleriyle daha güçlü şekilde ilişkilendirilmesi ortaklığın temel yaklaşımını oluşturuyor.

Antalya’da “Uygulama COP’u”

Türkiye, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’i “Uygulama COP’u” olarak konumlandırıyor.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin iklim taahhütlerini somut politikalara, yatırımlara ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmeyi önceliklendirdiğini belirtti. Türkiye’nin yaklaşımında iklim eyleminin enerji güvenliği, ekonomik dayanıklılık, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refahla birlikte ilerlemesi hedefleniyor.

Stratejik ortaklık beş temel çalışma alanına odaklanacak.

Planlardan uygulanabilir projelere

Uygulama başlığında ulusal iklim taahhütlerinin somut politika ve projelere dönüştürülmesi hedefleniyor. Buradaki temel yaklaşım yalnızca yeni hedeflerin belirlenmesi değil; ülkelerin büyüme, rekabet gücü ve dayanıklılığına katkı sağlayabilecek uygulamaların hayata geçirilmesi olacak.

Temiz enerji ve elektrifikasyon

Ortaklığın ikinci önemli alanını temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyon oluşturuyor.

Temiz enerji arzının geliştirilmesi, elektrik iletim şebekelerinin genişletilmesi ve sanayi başta olmak üzere nihai kullanım sektörlerinin karbonsuzlaştırılması için gerekli finansmanın harekete geçirilmesi hedefleniyor.

Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde yatırım risklerinin azaltılması, piyasa güveninin güçlendirilmesi ve özel sermayenin iklim yatırımlarına yönlendirilmesi öncelikler arasında bulunuyor.

Yeşil sanayileşme ve özel sermaye

Yeşil sanayileşme, COP31-OECD ortaklığının sanayi dünyasını doğrudan ilgilendiren temel başlıklarından biri olacak.

Ülkelerin sanayide karbonsuzlaşma yatırımlarına hazırlanması, yatırım projelerinin ölçeklendirilmesi ve özel finansmanın harekete geçirilmesi hedefleniyor. Çalışmalarda gelişmekte olan piyasalar ve ekonomilere özel önem verilecek.

Bu yaklaşım, iklim politikasının yalnızca çevresel bir gündem olmaktan çıkarak sanayi politikası, yatırım, enerji, rekabet gücü ve ekonomik dönüşümle birlikte ele alınacağını gösteriyor.

Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi

Türkiye’nin uzun süredir uluslararası ölçekte gündeme taşıdığı Sıfır Atık yaklaşımı da stratejik ortaklığın beş ana unsurundan biri olarak belirlendi.

OECD ve COP31 Başkanlığı, döngüsel ekonomi hedefleriyle iklim politikalarının uyumlaştırılması ve ülkelerin döngüsel ekonomi tedbirlerini ulusal iklim stratejilerine daha güçlü biçimde dahil edebilmesi üzerinde çalışacak.

Bu kapsamda kaynak verimliliği, atıkların azaltılması ve malzemelerin ekonomik sistem içerisinde daha uzun süre tutulması gibi döngüsel ekonomi uygulamalarının iklim hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi öne çıkıyor.

İklim politikalarında bütünleşik yaklaşım

Beşinci çalışma alanı ise iklim politikasının diğer çevresel ve toplumsal alanlarla birlikte değerlendirilmesini kapsıyor.

İklim eyleminin biyolojik çeşitlilik, dayanıklılık, okyanuslar ve gençlik ile ilişkilendirilmesi; bölgeler ve şehirlerde iklim değişikliğine uyum çözümlerinin geliştirilmesi ve iklim okuryazarlığının eğitim sistemlerine entegre edilmesi hedefleniyor.

COP31’de odak: taahhütten yatırıma

Türkiye-OECD Stratejik Ortaklığı, COP31'in yalnızca yeni iklim hedeflerinin tartışıldığı bir platform olmasının ötesine geçerek uygulama ve yatırım odaklı bir yapı oluşturma hedefini ortaya koyuyor.

OECD’nin ekonomi politikası, finansman, yatırım, sanayi ve veri alanındaki kapasitesinin COP31 gündemiyle birleştirilmesi; özellikle temiz enerji, sanayinin karbonsuzlaştırılması, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir yatırımlar açısından yeni çalışma alanlarının oluşmasına zemin hazırlayabilir.

OECD ve Türkiye’nin COP31 Başkanlığı, bu süreçte COP31 müzakerelerinin başkanlığını yürüten Avustralya ile de birlikte çalışacak. Amaç, uluslararası iş birliğini güçlendirerek COP31’den ölçülebilir ve kalıcı sonuçların ortaya çıkmasını desteklemek.